T.C.

DANIŞTAY
15. DAİRE
E. 2013/11488
K. 2018/3852
T. 17.4.2018

 

Hastanece Amniosentez Yapıldıktan Sonra Hastanın Vefat Ettiği – Ölüme Hastane Enfeksiyonuna Neden Olan Bakterilerin Sebep Olduğu/Sağlık Hizmetinin Kötü İşletildiği ve İdarenin Eylemi İle Ölüm Arasında Uygun İlliyet Bağının Bulunduğundan Zararların Tazmin Edilmesi Gerektiği

 

ÖLÜME BAĞLI MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT İSTEMİ ( Hastanece Amniosentez Yapıldıktan Sonra Hastanın Vefat Ettiği – Ölüme Hastane Enfeksiyonuna Neden Olan Bakterilerin Sebep Olduğu/Sağlık Hizmetinin Kötü İşletildiği ve İdarenin Eylemi İle Ölüm Arasında Uygun İlliyet Bağının Bulunduğundan Zararların Tazmin Edilmesi Gerektiği )

* HASTANE ENFEKSİYONUNA NEDEN OLAN BAKTERİLERİN HASTANIN ÖLÜMÜNE SEBEP OLMASI ( Maddi ve Manevi Tazminat İstemi – Hastanede Amniosentez Yapıldıktan Sonra Hastanın Vefat Ettiği/Sağlık Hizmetleriyle İlgili Gelişen Enfeksiyon Hastalıklarını Önlemenin İdarenin Sorumluluğunda Olduğu )

* SAĞLIK HİZMETİNİN KÖTÜ İŞLETİLMESİ ( Hastane Enfeksiyonuna Neden Olan Bakterilerin Sebep Olduğu Ölüm Olayıyla İlgili Maddi ve Manevi Tazminat İstemi/İdarenin Eylemi ile

Ölüm Arasında Uygun İlliyet Bağının Bulunduğundan Zararların Tazmin Edileceği)

6098/m. 51

ÖZET : Dava, idareye bağlı Hastanede yapılan yanlış müdahale ve tedaviler neticesinde karnındaki 4,5 aylık bebeği ile birlikte hayatını kaybettiğinden bahisle maddi ve manevi tazminatın ödenmesi istemine ilişkindir.Yataklı Tedavi Kurumları Enfeksiyon Kontrol Yönetmeliği uyarınca, yataklı tedavi kurumlarında sağlık hizmetleri ile ilişkili olarak gelişen enfeksiyon hastalıklarını önlemek ve kontrol altına almak, konu ile ilgili sorunları tespit etmek, çözümüne yönelik faaliyetleri düzenleyip yürütmek idarenin sorumluluğundadır. Müteveffanın ölümüne neden olan bakterilerin, hastane enfeksiyonuna neden olan bakterilerden olduğu görülmektedir. Hastanece kendisine amniosentez yapıldıktan sonra hastanın vefat ettiği ve ölüme hastane enfeksiyonuna neden olan bakterilerin sebep olduğu; amniyosentez sıvısı alımı için girişimlerde bulunan sağlık personeli hakkında düzenlenen rapor üzerine ilk seanstaki işleme ve sayısına dair kayıt tutulmaması, makul bir ara verilmeksizin tekrar ertesi gün girişimde bulunulması ile ölüm arasında nedensellik bağı bulunduğundan ilgili kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiğinin anlaşılması, tüm bu hususların idarece sunulan sağlık hizmetinin kötü işletildiğini göstermekte olup, idarenin eylemi ile gerçekleşen ölüm arasında uygun illiyet bağının bulunduğu dikkate alındığında zararın tazmin edilmesi gereği kanaatine varılmıştır.

İstemin Özeti : İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 07/03/2013 tarih ve E:2011/1086; K:2013/410 Sayılı kararının hukuka uygun olmadığı ileri sürülerek temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Savunmanın Özeti :Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

Düşüncesi :Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Karar veren Danıştay Onbeşinci Dairesince; tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, dosyadaki belgeler incelenerek gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; F. S.nin; davalı idareye bağlı Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan yanlış müdahale ve tedaviler neticesinde karnındaki 4,5 aylık bebeği ile birlikte hayatını kaybettiğinden bahisle toplamda 185.000,00 TL maddi, 400.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; 07.11.2012 gün ve 3915 Sayılı Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu raporunda; olayın gelişim sürecinin ve hastane personeli ile davacıların ifadelerinin özetlenmesinin akabinde, müteveffanın 19.08.2010 tarihinde amniyosentez amacı ile söz konusu Hastaneye yatırıldığı, işlemin başarılı olmaması sebebiyle bir sonraki gün tekrarlandığı ve aynı gün taburcu edildiği, 22.08.2010 tarihinde rahatsızlanması üzerine tekrar aynı Hastaneye yatırıldığı ve karnındaki bebeğin alındığı, sonrasında 15.09.2010 tarihinde hastanın hayatını kaybettiği, hastanın ölüm nedeninin amniosentez sonrası gelişen sepsis ve komplikasyon olduğu, hastaya uygulanan tüm tetkik ve tedavilerin tıbben uygun olduğu, bu sebeple davalı idare personeline ve hizmetin işleyişine kusur atfedilemeyeceği belirtildiğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar tarafından mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

1980 doğumlu gebe F. S., 19.08.2010 tarihinde amniosentez yapılması için Eğitim ve Araştırma Hastanesine yatışı yapılmış, aynı gün amniyosentez sıvısı alınmak için girişimde bulunulmuş, ancak girişimler başarısız olmuştur.

Bir gün sonra 20.08.2010 tarihinde tekrar girişimde bulunulmuş ve 10 cc hafif hemorajik, 10 cc berrak amnion sıvısı alınarak laboratuvara gönderilmiştir.

F. S., olaydan iki gün sonra 22.08.2010 tarihinde saat 05:00 sularında genel durum bozukluğu, ateş yüksekliği, solunum sıkıntısı şikayetiyle işlemi gerçekleştiren Hastaneye başvurmuş, septik şok ve çoklu organ yetmezliği ön tanıları ile genel anestezi altında fetus ve ekleri boşaltılıp, hasta yoğun bakım servisine alınmış, 15.09.2010 tarihinde vefat etmiştir.

Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Postmortem Mikrobiyoloji Laboratuvarının 02.12.2010 tarihli raporunda, aerob kültürde klebsiella spp, pseudomonas spp ve acinetobacter baumannii ürediği tespit edilmiştir. Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesinin 11.01.2012 tarih ve 108 Sayılı 108 Sayılı raporunda, tıbbi belgeler ve otopsi bulgularına göre kişinin ölümünün amniosentez sonrası gelişen sepsis ve komplikasyonları sonucu meydana geldiği kayıtlıdır.

“Hastanede sorun yaratan gram-negatif çomaklardan en önemlileri Enterobacteriaceae’dan Klebsiella pneumoniae, Enterobacter spp. ve E. coli suşları ile nonfermentatif gram-negatif çomaklardan Pseudomonas aeruginosa, Acinetobacter spp. (özellikle A. baumannii), Stenotrophomonas maltophilia ve daha az sıklıkla Burkholderia cepacia önemlidir. Bu bakterilerde her geçen gün artan direnç sebebiyle sorunlar da giderek artmaktadır.” (Prof. Dr. N.G., Hastane İnfeksiyonlarına Yol Açan Sorunlu Mikroorganizmalar Nelerdir? Sorun Oluşturma Nedenleri Nelerdir? 4. Ulusal Sterilizasyon Dezenfeksiyon Kongresi – 2005 s. 696).

Yataklı Tedavi Kurumları Enfeksiyon Kontrol Yönetmeliği uyarınca, yataklı tedavi kurumlarında sağlık hizmetleri ile ilişkili olarak gelişen enfeksiyon hastalıklarını önlemek ve kontrol altına almak, konu ile ilgili sorunları tespit etmek, çözümüne yönelik faaliyetleri düzenleyip yürütmek idarenin sorumluluğundadır. F.S.nin ölümüne neden olan bakterilerin, yukarda alıntılanan bilimsel çalışmada yer verilen hastane enfeksiyonuna neden olan bakterilerden olduğu görülmektedir.

F.S’ye amniyosentez sıvısı alımı için girişimlerde bulunan sağlık personeli hakkında davalı idare tarafından gerçekleştirilen ön inceleme neticesi düzenlenen rapor üzerine verilen “Soruşturma İzni Verilmesi” kararında; F.S.nin eşi tarafından, eşine ilk seferde birden çok kez farklı boyutlardaki iğneler ile girişimde bulunulduğunun iddia edildiği, ilgili doktor tarafından ise tek iğne girişinin yapıldığının belirtildiği, 19.08.2010 tarihinde yapılan bu amniosentez işlemi hakkında herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı, işlemi gerçekleştiren Op.Dr. F. N.Ç. ile yapılan telefon görüşmesinde bunu doğruladığı ve nedenini bilmediğini belirttiği, dolayısıyla iğne giriş sayısı hakkında bir yorumun yapılamayacağı, 20.08.2010 tarihindeki girişimin başarıyla gerçekleştiği, literatürdeki genel eğilimin bir seansta en fazla iki girişim yapılması, ikisinin de başarısız olması durumunda 3-7 gün sonra yani intrauterin infeksiyon (koniamnionit) ve gebelik kaybı dışlandıktan sonra tekrar denemek olduğu, bahse konu olayda ilk seanstaki işleme ve sayısına dair kayıt tutulmaması, makul bir ara verilmeksizin tekrar ertesi gün girişimde bulunulması ile F. S.nin ölümü arasında nedensellik bağı bulunduğundan bahisle ilgili kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiştir.

Tüm bu hususlar idarece sunulan sağlık hizmetinin kötü işletildiğini göstermekte olup, idarenin eylemi ile gerçekleşen ölüm arasında uygun illiyet bağının bulunduğu da dikkate alındığında, davacıların uğradıkları maddi ve manevi zararın tazmini gerekmektedir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, İstanbul 1. İdare Mahkemesi’nin 07/03/2013 tarih ve E:2011/1086; K:2013/410 Sayılı kararının BOZULMASINA, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine, 2577 Sayılı Kanun’un 18.06.2014 gün ve 6545 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 8. maddesinin 1. fıkrası ve 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.